Kafein & Sağlık

Spor, Kafein ve Sağlık İlişkisi

Bugüne kadar kahve üzerine birçok konudan bahsettik. İşlemeyi, kavurmayı hatta çeşitli kahve türlerini yapmayı öğrendik. Peki ya kahvenin içinde mevcut olan, bizlere keyifli içiminin yanısıra metabolik olarak etkileri bulunan kafein nedir? İşte bu yazıda; kahveyi kahve yapan, namı diyar Kaldi’nin ve keçilerinin efsaneleşmesini sağlayan bu maddeden bahsedeceğim.

Kafein Nedir?

Kafein bizlerin kahve ve çaydan aşina olduğu, birçok bitkinin içerisinde değişken miktarlarda bulunan uyarıcı bir maddedir. Bilimsel açıklaması ya da formülü C8H10N4O2‘dir. Bahsettiğim gibi kafein, çay ve kahvede yapı itibarı ile bulunur. Aynı şekilde kakaonun da yapısında kafein mevcuttur. Bunun yanı sıra kola yapımında da kafein kullanılır. Yoğun ve acı bir tattadır. 180 ml. bir fincan kahvede 150 mg. bulunur. Ve yaklaşık 4-6 saat içerisinde vücudumuzdan çıkar.

Çalışma Sistemi

Vücutta yaptığı en belirgin işlem, sinir sistemi iletişim kanallarına müdahale ederek kişinin uyanık kalmasını sağlamaktır. Yorgunluk, bitkinlik hissiyatı veren sinir boşluklarında biriken asetilkolin ve adenozin miktarlarına müdahale eder ve iletimi bu şekilde rahatlatır. Dolayısıyla 4-6 saat boyunca daha dinç ve enerjik bir hale bürünürüz.

Kafeinin Faydaları

Saymakla bitmez diye klişe bir giriş yapacağım fakat doğru. Kahve dolayısıyla kafeinin bedenimize ve buna bağlı olarak ruh halimize pozitif yönde çokça etkisi oluyor. Bunları saymamız gerekirse;

  • Uykulu ve yorgun hissiyatı giderir.
  • Konsantrasyonu arttırır.
  • Bazı araştırmalara göre alzheimerı önler, dolayısıyla hafızayı kuvvetlendirir diyebiliriz.
  • Refleksleri canlandırır.
  • Kan akışını hızlandırdığından dolayı spor öncesi alındığında ciddi performans etkileri gösterir. Özellikle ağırlık ve patlayıcı enerji gerektiren spor dallarında aktiftir.
  • Kas ağrılarını azaltır.
  • Metabolizma hızlanmasına sebep olduğundan yağ yakımına ciddi derecede destek olur.
  • Kan basıncı ve nabız hızını yükselttiği için böbreklerde daha fazla kan süzerek vücuttan atılan su oranını yükseltir.
  • Beyindeki damarların genişliğine müdahale ederek baş ağrısı, migren gibi durumları önler.
  • Sindirim sisteminde aktif rol oyar.
  • Cinsel gücü arttırır.

Dolayısıyla dozajı aşmadan kafein almak; günlük hayatımızı, spor aktivitelerimizi, sağlığımızı pozitif yönde etkiler. Dikkat ediniz, doğru dozda almak cidden önemli bir nokta.

Günlük Alınması Gereken Maksimum Kafein Miktarı

Metabolizmayı etkileyen her maddede olduğu gibi kafeininde etkileri bünyeden bünyeye farklılıklar göstermektedir. Bu vücudun tolerans eşiğini de belirler ve belirttiğim üzere maddeden maddeye de değişiklik gösterir. Ortalamalara baktığımız zaman günlük alınması problem yaratmayacak kafein miktarı 400 mg. dır. Alınacak maksimum kafeinden, yani sınırları zorlamaktan bahsedecek olursak kg. başına en fazla 6 mg. kafein alınmalıdır. Örneklememiz gerekirse 70 kg. bir bireyin maksimum 420 mg. dır. Fazlası beklenenin üzerinde sorunlarla karşı karşıya bırakabilir.

Kafeinin Zararları

Her şeyin fazlası zarar. İlaç bizi iyileştiren bir şeydir. Ama onun da dozunu aştığımızda etkileri şifadan ziyade zehir oluyor. Bu yazıda klişe sözlerin dibine vuruyorum sanırım…

Üzerine konuştuğumuz maddenin faydalarından bahsederken iç organlarımızı, metabolizmamızı doğrudan etkilediğini gördük. Dolayısıyla bir rölantide hayatını idame ettiren bedenimize biraz hız kazandırırsak tehlike teşkil etmiyor. Ama biraz daha fazla hızlandırmak oldukça tehlikeli. Zararlarını sıralayacak olursak;

  • Kafein uykuyu geciktiriyor. Dolayısıyla fazla kafein tüketimi uykusuzluğun bize vereceği bütün zararlarla karşı karşıyayız demek oluyor. Özellikle asabiyet. Ülkece açlık ve uykusuzluğa dayanamayan büyük bir kitleyiz.
  • Mide bulantısı.
  • Kafein, kan şekerini bastırdığı ve vücudu harekete geçirdiği için yemek yediğimizde vücudumuzda görev yapan birçok organı da nispeten uzun süreyle aktif hale getirir. Dolayısıyla boş midede aktifleşen bir vücut bir süre sonra sizle bulantı hissiyatıyla karşılık verecektir.
  • Kan akışının bizim reflekslerimizi ve hareket kabiliyetimizi ciddi etkilediğini spor örneğinde vermiştim. Buna bağlı olarak fazla tüketildiğinde elde ve dizlerde titreme yapabilir.
  • Kalp rahatsızlığı bulunan bireylerde çarpıntı ve krize kadar giden sorunlara yol açabilir.

Kısacası kafein doğru kullanıldığında çok işe yararken, ipin ucunu biraz kaçırdığımızda bize zarar veriyor. Tüm bunlarla beraber kahve tüketicilerinde bir bağımlılık havası var. Bu korkutucu bir kelime değil mi? Ama sandığınız gibi içine düştüğünüz bir durum yok. Hemen açıklıyorum…

Kafein Bağımlılığı – Kafein Toleransı

Sevgili kahve severler, kafein bir alışkanlık yaratmıyor. Kafein alarak yapılan işlerde hayat kalitemizdeki artışları gördük. Aslında bizlerin alıştığı şey tam da bu. ‘’ Bunu içmeden çalışamıyorum!’’ aslında çalışıyorsunuz, ama içince daha iyi çalışıyorsunuz. Daha hızlı adapte oluyor, odaklanıyorsunuz. Ağırlığı daha rahat kaldırıyor, koştuğunuz kilometreler boyunca yorulmuyorsunuz.

Konunun bağımlılığa en yakın kısmı aslında kafein toleransı, yani vücudun doza göre harekete geçme evresidir. Vücuda alınan takviyelerde sindirme, ya da reaksiyon evresi git gide düşer. Çünkü vücut buna git gide alışır. İşte büyük bir çoğunluğun bağımlılık olarak tanımladığı kısım tam da budur.

Tüm bu bilgilerin sonucunda tavsiyem; elbette seviyorsanız, kahveyi dozunda tüketmeniz ve aşırıya kaçmamanız. İstediğimizde bir takviye olarak da kullanabileceğimiz bu nimetin, doğru miktarlarda alındığında bize kazandırdıkları ortada, bu keyiften hiç mahrum kalmamanızı dilerim.

Write Your Review

Your email address will not be published. Required fields are marked *

CART