Kahve Tarihi

Kahve tarihi incelendiğinde kahvenin bulunmasına yönelik birçok efsane bulunmaktadır. Fakat en yaygın olarak bilinen ve yayılan hikayeler şunlardır;

Çoban Kaldi Efsanesi

M.S. 800 lü yıllarda dağlarda keçilerini otlatan Kaldi adında bir çoban, keçilerinin bir ağacın meyvesini yediğini ve bu meyvenin onlara ekstra bir canlılık verdiğini, geceleri uyutmayarak enerjilerinin de hep yüksek kaldığını görür. Daha sonra Kaldi, keşfettiği bu mucizevi yemişi köyüne götürür. Köydeki keşişler de bu yemişin yarattığı etkiyi dinler, yapraklarıyla beraber kaynatır demler ve elbette kafeinin de etkisiyle geceler boyu uzun ayinler yapabildikleri için neredeyse kutsal sayarlar. Zamanla tüm halka da yayılan kahve Arap yarımadasına kadar ulaşır. Kaynatıldığından dolayı tohum özelliğini yitiren çiçekler uzun bir süre Arap’ların elinde kalmıştır. Ardından yemen bölgesinde yetiştirilmiş ve diğer ülkelere yayılmıştır.

Nureddin Ali Bin Abdullah (Ebu’l- Hasan Şazeli) Efsanesi

Kahve tarihi efsanelerinden birine göre;

1200 lü yıllarda Arabistan topraklarında Şazeli isimli bir dergâhın mensubu olan bu derviş bir sebepten sürülür. Sürülen bu derviş aç, susuz ve vatansız halde dolaşır. İnsan hayatının da olmadığı bu ıssızda yiyip hayatta kalabileceği bir şey de yoktur. Çünkü etrafı kırmızı yemişlerle kaplı ağaçlarla doludur. Çaresizlik içinde bu meyvelerden yemek zorunda kalır. Tadı başta kötü gelse de aç olduğu için mecburen yaşama bu küçük kırmızı meyveler bağlar onu. Aradan geçen zaman dergâhın diğer üyelerini endişelendirir ve sürgün edilen arkadaşlarını aramak için yola koyulurlar.

Onu bulduklarında yaban hayatta pirelenmiş durumdadır. Çok ilginçtir ama yanlarında getirdiği suyla o yemişleri kaynatarak dervişe içirirler ve derviş bir hafta gibi bir zaman içerisinde iyileşir. Bu etkiyi gördükten sonra elbette kendileri de kaynatıp içmeye başlarlar kahveyi. Bu şifalı yemişin ünü git gide yayılmıştır. Dolayısıyla o dönemde hastası, yaşlısı olan herkes bu meyveleri toplar ve içmeye başlar. Yemen valisi Özdemir Paşa kahveyi İstanbul’a getirir, önce sarayda daha sonra da zengin kesim tarafından tüketilir.

Bu iki rivayetinde birleştiği bir tarihi nokta var. Venedik’in İstanbul elçisinin kahveyi çok severek İtalya’ya götürmesi ve sırasıyla Paris ve Londra’da kahvehaneler açılması. Kahve tarihinin akışını değiştiren kısmı ise Luigi Bezzera ve Desiderio Pavoni isimli iki arkadaşın Espresso makinesini bulmasıdır. Espresso tüm sevdiğimiz içeceklerin temel lezzetidir.

Meraklısına Bağlantılar:

https://coffeemag.com.tr/kahve-tarihi/

https://filizyavuz.wordpress.com/2007/09/18/gonul-hem-kahve-ister-hem-kahvehane-1-kahveden-kahvehaneye/

Biz Kimiz:

https://www.mustespressoturkiye.com/hakkimizda/

Write Your Review

Your email address will not be published. Required fields are marked *

CART